« Önceki | Sonraki »

11/5/2008

ANA PARASI DA OLSA "ELİN PARASIDIR"

ANA PARASI

İnsanlar nasıl oluyorda bir konuda çok çok farklı düşünüyorlar?.


Geçenlerde ben çarşıya gitmiştim.Malüm mevsim sonu olduğu için her yerde inanılmaz ucuzluklar var.Ve annem doksan yaş civarında olduğu için sokağa çıkamamaktadır.Bende ucuzluğu bildiğimden vitrinleri dolaşıyor acaba ihtiyacımız olan birşeyler görüp alabilirmiyim diye bakınırken Marka satan ,baya da kalabalık bir maaza gördüm ve acaba neler var diye girdim.Kışlık giysiler acyıp ucuzdu.O giysilerin fiatlarını daha önceden bilmesen ve tanımasam,bunlar sahte diyebilecek kadar ucuzdular.Bende anneme ve kendime birkaç giysi aldım ve iyi bir iş yapmış edasıyla eve geldim.Bak sana neler aldım diye paketleri annemin yanına koydum.Gidip üstümü çıkarıp tekrar yanına geldiğimde paketleri açmamış olduğunu görünce ben açtım ve bu senin bu da senin diye gösterdim.Annemin aldığım şeylere doğru dürüst bakmadığını görünce giyin denesene dedim.Aldığım cevap ne oldu bileniniz asla olamaz.Ki şöyle bir cevap verdi."Mağazacı bunları yıllardan beri satamadı da sana sattı ha " demez mi? şaşırdım ve kulaklarıma inanamadım. Asla mana veremedim.O kadar kalabalıkda kapış kapış satılan giysiler arasında onun bedenine göre ve de istediği renklerde bulacağım diye ter kan içinde kaldığıma mı yanayım.Bir sürü zaman ve para harcadığıma mı yanayım.Bilemedim ve sudan çıkmış kedi yavrusu gibi silkelenmeyi bile akıl edemeyerek öylece kalakaldım.
Şimdi diyeceksiniz bana ki almasaydın.Evet almasaydım ama TV seyrediyor ya, orada gördüğü insanların giysilerini bana göstererek her zaman siparişler verdiği için ve de yıllar boyunca onun giydiklerini ben aldığım için bu gün de almıştım işte.
Geçen senelerden bu yılın bır farkı vardı oysaki işte ben onu düşünememiştim.
Yıllardan beri giysilerini ben alıyordum ama onun maaşına asla dokunmuyordum.Bu yıl üç aydan beri ve ömrümde ilk defa onun maaşını ben alıyorum. Yani almış olduğum giysiler ömürde ilk defa onun maaşıyla alınmış oldu.Tabiki beğenmiyecekti onları.Hem onun koskoca maaşını al,sonrada ona ucuzlukdan giysi al yani olacak iş değil.
İstemiyor ve de beğenmiyor diye getirdiklerimi alıp torbasına koyup en alt kata sakladım.Bunları bir ihtiyaçlıya vereceğim dedim.Sonra aradan bir kaç gün geçti yine TV de gördüğü bir şeyi bana göstererel şu giysiden çarşıda yok mu? diye sorunca ,bende var ama ben sana almam kendin gidip alabilirsin dedim ve cevabı ne oldu biliyormusunuz?, bilemezsiniz çünkü normal insanın aklının böyle çalışabileceğini aklıma getiremiyorum onun için böyle yazdım."Sen zaten masus o eski şeyleri alıp geldin ki ,başka birşey almak istemediğin için ,mesele çıkarmak için onları alıp geldin.Bana birşey almak istemediğin için öyle yaptın" Gördünüz mü cevabı?.Kimin aklına gelebilir böyle bir cevap.ŞAŞMAMAK VE DE ÜZÜLMEMEK ELDE Mİ?Ağladım vallaha.
Ama ne yaparsın.Anne bu başkası değil ki.BOşayamıyorsun.

Böyle ters fikirli insanlarla bir ev içinde yaşamak zorunda olan insanlara sabır diliyorum.Başka ne diyeyim.
Yıllardır benimle kalıyor,ama misafir olduğunu her an söyliyor .Maaşını kuruşuna kadar cebine koyup yazın oğluna veriyordu.Şimdi maaşı bana geçince hiç bir şey beğenmez oldu.Ne giysi nede yemek asla beğenemiyor.Söylediği ve düşündüğü şu.Maaşımı yığıyorsun .Eve en ucuz yiyecekleri sebzeleri alıp geliyorsun.
Giysileri aldığım güne kadar ,yiyecekleri beğenmemesine bir mana veremiyordum.Onuda anlamış oldum nihayet.Ya işte başkalarının parası ne kadar da değerliymiş,bu insan öz ananda olsa.

11/5/2008

HERKES HAKLI,






Artık hayatlarımızın sonuna doğru gelmekte olduğumuzun farkında olarak devam etmekteyiz.
Gündüzün kalabalığından pek fırsat bulamasak da ,artık çabuk yoruluyor ve de akşam erkenden evdeki kanepelerde , sağda solda uyukluyoruz."uyuyorsun ,gidip yatsan" diye uyarıldığımızda ,"ben uyumuyorum,sen işine bak" laflarımız hazır duruyor ağzımızın bir tarafında. Çoğu zaman da gözlerimiz kapalı ,kalan günlerimizin hesabını yapmakta olduğumuzdan,söylenenleri anlamayabiliyoruz.İşte esas o zaman bizi uyuyor zannediyorlar.Kalan günlerin hesabı da o kadar kolay kafadan yapılabilecek bir hesap değil hani.Kime borcum var kimden alacağım var.Oğlana nereleri bıraksam?.Kıza kaç para versem de hakkından kurtulsam.Daha bir çok şey.
Kızın kocasının durumu iyi ona az bir para versekde olur.Hiç vermesemde olur.Ama oğlanlar öyle mi? İşlerini büyütecekler.Çocukları okuyor.Kızları evlenme çağına gelmiş.Lazım da lazım.Oğlanlara çok ,çok mal ,para vermek lazım.O benim oğlum.Soyumu sürdürecek.Büyük oğlanın iki kızı var .Okuyorlarda.Öteki oğlanın bir kızı bir oğlu var.Kızı okuyor ama oğlu on yaşına geldi hala yürüyemiyor,konuşamıyor.Tedavide para gerekiyor.Kızın çocuklarını da babaları düşünsün yani.Üçtane oğlu var,bir kızı var okuyorlar da .Daha ne olsun .Oğlanlara birer harçlık versem yeter.Diye düşünürken uyuya kalıyorum,aslında uyumuyorum.Daha gerisini düşünmek istemiyorum ,herhal ondandır içim geçiyor.Ya... benim kızım gibi var mıdır? geçenlerde hasta olduğumda nasılda gelinlere çaktırmadan beni yedirdi içirdi.Azıcıkda altıma etmiştim ya beni yıkadı değişti.Benim kızım bir tanedir.Onun oğullarına harçlık bile vermesem ve bütün yerleri oğullarıma tapulasam.Bankadaki paralarıda onlara taksim etsem, kızım benim bir tanedir.Niye? bana yok baba demez vallah.Otuz yaşına kadar benim her işimi hizmetimi yaptı.Evlenirkende kendi çalıştığı para ile çeyizini yaptı.Bana asla masraf göstermedi.Benim kızım bir tanedir vallah.Her şeyimi oğlanlara versem asla birşey demez.Çok saygılıdır çok. Çalışırken maaşını benim evin eksiklerine ve de abilerinin bebelerine harcardı.Birazda kendine çeyiz alırdı.Benim kızım gibi yoktur.Bir tanedir bir tane. Anası hastalandı o baktı.Altından üstünden aldı yıllarca .Ben hastalandım o baktı .Başkalarına bırakmadı beni.Bıraksada bakmazlardı zaten.El kızının Allah eline bırakmasın.Oğlanlarda erkek. Ne kadar bakabilirlerki.Onlar erkek elleri yakışmaz ki baksınlar.
Kızım bana nasıl baktı.Günah mı? ettim acaba. Ben hastaydım ya günahı bana gitmez.Kime gidecek bu günah ,bakana mı?,baktırana mı?,yoksa hastaya mı? Gelde işin içinden çık bakalım.Bunları hesap ederken de uykularım kaçıyor,sabahlıyorum çoğu geceler.
Oğullarında senin soyunu sürdürecek zürriyet arayana kadar,yat uyu da mallarını eşit dağıtsana sağ ıken,herkes rahat uyusun.

Çoğumuzun aklına gelmez, bir bardak suyun hak olduğu , kendi evladın verse bile.

Hak hukuk var ya işte,Mahşer zamanı ak la kara belli olur elbette.

11/5/2008

BABA OĞUL İLİŞKİSİNE BAKAR MISINIZ?


Birzamanlar bende oğlumun babası ile yaşıyordum,
Bir çok konuda onunla anlaşamıyordum ve onun söyledikleri bana çok ters
geliyordu ,dolayısıyla onunla sık sık kavga ediyordum.
En çok da kavga ettiğimiz konu ;benim aileme kardeşlerime
tutkunluğum konusunda idi.Kardeşlerim için seni kullanıyorlar.Büyüklerini
sana baktırıyorlar,her işlerine ,hastane ameliyat durmadan koşuyorsun,bir
damla çocuğunu bırakıyorsun onların işine koşuyorsun.Yanlış yapıyorsun
diye beni devamlı uyarıyordu.Bende hayır diyordum.Benim milletim senin
dediğin gibi değildir diyerek onunla kavga ediyordum.Ve bu kavgaların
sonu ayrılığa vardı.
Şimdi itiraf ediyorum ki o yerden göğe kadar haklıydı.Beni
milletim gözümün yaşına bakmadan ve de benimde bir insan olduğumu
düşünmeden beni yıllarca kullanmışlar ve de halen daha kullanmaktalar.
Ben ne olduğuma uğradım insan bu kadar mı geç uyanır.Ben ise babamı
kaybettiğim gün ,daha onu toprağa vermeden uyandım.Çünkü 14 seneden
beri bağırsak kanseri olan babama maddi manevi bakmaya ve onu elimden
geldiği kadar mutlu ve memnun etmeye çalışmışken,altından üstünden
alırken.Ve bütün doktorlarına ameliyatlarına maddı desteği ben verdiğim
halde .O gözlerini yumduğu anda kardeşlerim beni insan yerine koyupta
bana sen ne diyorsun.Babmın parası varmı ne yapalım ne bileyim işte
onlar bir araya gelip bunları konuşurken ,ben umurlarında bile değildim.
Bu durumda insan ölenin hizmetcisine bile bir şey sorardı.Nesi nerde diye.
Bana bir şey sormalarına gerek yokmuş,zaten onlar uzaktan bakılmasını
takip ederlermiş meğer,bir hizmetçileri zaten varmış.Hasta ölmüş
hizmetçinin de işi bitmiş oluyor.

Bu yazımı okuyanlar akıllarını başlarına alsınlar.Benim adamım öyle değildir,
Öyle yapmaz,öyle düşünmez demeyin.Ben dedim ama itler kadar pişman oldum.
"Baktıysa parasıyla baktı dediler.Soruyorum ben insanlara "bir bağırsak kanseri
bir insan 14 sene içinde 4 kez öperasyon ,birçok defalar endeskobi.
birçok defalar biyopsı,daha bir çok şeyler geçirirken ve de özel Dr ların
vizite fiatiarı belli olan bir durumda sigortası bile olmayan bir insanın
hastalığına rağmen 14 sene nasıl bakılabilir?.
Ki bunların altından kalkamayınca bağkur emeklisi yaptırmak
durumunda kaldım kendisini. Emeklisini yaptıkdan sonrada 3 kez öperasyonu
yapıldı.Bağkuru olduğu halde ,öperasyonlarına bir çok paralar ödedim.Bir sefer
sadece göz ameliytı için bin dolar hastane isteyince hiç maddiyatım kalmadığı
için bunu en büyük kardeşten istedim.İstemez olsaydım keşke.
Bana ne dedi biliyormusunuz?"Ne ameliyatı be , yaşlı adam ne edecek ameliyatı.
gözü bu yaştan sonra görmese olmaz mı?yoksa sen onu baktığın için mi
para istiyorsun ?
dedi"" ve telefonu yüzüme kapattı. Ve o anda babam hastanede idi
ve ertesi gün ameliyata alınacaktı.Parayı bulmam şarttı.
Utana sıkıla bir arkadaşımdan buldum götürüp Ankara göz
bankasına verdim.
O günü ve o telefon konuşmasını asla unutamam.siz olsanız
unutabilir misiniz?
Kollestemi ameliyatından sonra onu hastaneden taburcu
etmeye gelmemiş bir oğuldan ne bekliyordum ki .?
Neden bu kadar şaşırdım ve üzüldüm bilemiyorum.


Şimdi BABAMIN o oğlu ise; kendiside kanserden ameliyat oldu,acı hatıralar beynimi kazırken ,yinede ,yanında idim, çocuklarının kendisine ettiği asiliklerden

bahsedip ağlaşırken "bak yanımda değiller derken",ister istemez benim yüzümü acı bir gülümseme sarıyordu.......

11/5/2008

ANNELİK İÇ GÜDÜSÜ İLE HAREKET,

Bu fotoğrafı net de bir yerde rastlayınca hemen kaydetmiştim.Ben bu konuyu biliyordum ama bilmeyeip idrak edemeyen ,bebeğini oraya buraya bırakan anneyim diyenlere kapak olsun diye bu gün bir kez de ben sayfama koymayı uygun gördüm.
Bu fotoğrafa bakaıpda ; Evlatı için,katlanamadığı şeyleri veya katlandığı şeyleri bir kez daha aklından geçirebilirlermi diye umut ediyorum.Bu bir su aygırı ve bebeğine yüzme öğretiyor.Zira aygır yavruları bir ördek yavrusu gibi yüzmeyi bilerek doğmuyorlar.Yaşamları için çok gerekli olan yüzme olayını sonradan öğreniyorlar.
Doğuranlara doğurdukları yavrularına bakıp, her ne bahasına olursa olsun sahip çıkmak,koruyup kollamak ve onları kendilerine yetecek duruma gelinceye kadardan da fazlasını yapmaya , programlanmışlardır.Bu programa ise iç güdü denmekte ki bu aklı  melekesi yerinde olmayan doğurganlarda veya en bakirde bile vardır . Bu da canlının neslinin devam etmesini sağlamak için olduğunu anlamak zor değildir.

Hal böyle iken evlatını oraya buraya terk eden ebeveyinler,bir şekilde olumsuz dış etkenler tarafından dejenere olmuşlardır.Yani onların bu hareketi yapmalarında kendisinden,bin kat fazla bizim  tahribatımız vardır onun hayatında. O ebeveyn evlatını terk edebiliyorsa sorumlusu toplum dur.Kendisi asla değildir.Diye düşünüyorum.
Çocuğunu babasına atıp gelirsen seni kabul ederiz diye şart koşan kız aileleri,Evlatın olmazsa seninle evlenirim diye şart koşan  kızlar, Yalnız ve çocuklu bayana potansiyel  seks objesi olarak bakan toplum erkekleri ve kadınlarının beyinleri böyle kotlandığı müddetce, terkler asla bitmeyecektir.

10/5/2008

ANNELER GÜNÜNE DAİR,